7 Ağustos 2017 Pazartesi

Perfetti Sconosciuti / Mükemmel Yabancılar


















Dostum Elifimu'nun önerisiyle izleyip çok beğendiğim bir filmi paylaşmak istedim bugün.
Başta filmin İtalyanca olması ve tek mekanda geçmesi beni çekse de içinde çok daha fazlası varmış.

Bir grup yakın(!) arkadaş akşam yemeğinde bir araya geliyor. Sohbet esnasında konu bir şekilde cep telefonlarına geliyor -cep telefonunu "kara kutularımız" şeklinde tanımlıyorlar- ve hadi bir oyun oynayalım diyorlar. Oyunun basit bir kuralı var: herkes telefonunu masaya koyacak ve gelen mesaj, arama vs. her şey açık açık paylaşılacak.

Devamını spoiler olur diye anlatmıyorum ama tahmin edersiniz ki gerçekten de "kara kutu" tanımının hakkını verircesine iki saatlik akşam yemeğinde herkesin kirli çamaşırları birer birer dökülüyor o güzelim italyan masaya. 

Filmde çok beğendiğim iki yer var.

Birincisi bir karakterin (Rocco) terapiste giderek "alttan almayı" öğrendiğini anlattığı sahne. Rocco diyor ki "..boyun eğmenin bir zayıflık göstergesi olduğuna inanmıyorum. Tem tersine, erdemli bir davranış olduğunu düşünüyorum. Benim gördüğüm, taraflardan birinin geriye bir adım atmayı becerebildiği çiftler kalıcı çiftler oluyor. O geri adım aslında ileri doğru bir adım."

Ne kadar da güzel tanımlamış di mi?.. O geri adım aslında ileri doğru bir adım diyerek..

Bir diğer sahne de karşılıklı sırları ortaya dökülen bir çift tartıştıktan sonra kadının adama dönerek "Biz neden daha önce ayrılmadık ki! İnsan ayrılmayı öğrenmeli!" diye çıkışması. 

İlişki çeşidi ne olursa olsun karşılıklı alış-veriş, besleme, gelişim vs. artık yoksa, kalitesi düştüyse, ve telafisi yoksa zamanında nokta koyulması taraftarıyım. Ama "ayrılık" , "bitirmek" gibi kavramlar çok travmatik olarak algılandığından sanırım "böyle gelmiş böyle gitsin" kafası ağır basıyor. Ya da konfor alanını terk etmek mi o kadar kolay değil?.. Bilemedim.

Elifimu'ya filmi önerdiği için teşekkür ederim :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...